FİLİSTİN’İ GAZZE’ Yİ UNUTMAYACAĞIZ. TARİH SADECE KAHRAMANLARI YAZMAZ !

Yayınlama: 18.04.2024
42
A+
A-

Seçimler, Ramazan ayı ve bayram derken,toplum olarak gündelik hayatımıza döndük. Yani seçim derdi bitti. Geçim derdimize döndük. Öyle bir seçim atmosferi yaşadık ki;
sanki Anadolu’yu, İstanbul’u yeniden fethediyoruz. Hatta seçim sonuçları Gazze’nin kurtuluşunu dahi belirleyecek kadar önemliydi.
Şurası bir gerçek ki; seçim kolik bir milletiz. Demokrasi nin tüm unsurlarını içselleştirdik çoktan. Yani seçimleri çok seviyoruz. Öyle ya seçim derdi, geçim derdimizi unutturuyor adeta…
Neticede bir yerel seçim, bir belediye başkanı seçeceğiz sonunda. Ama öyle bir havaya kapılıyoruz ki;
her seçim ” bir varlık ve beka” sorununa dönüşüyor nedense !..
Evet saygıdeğer okuyucularım, ülkemizde huzur ve güven ortamında bir bayramı daha kutlayarak geçirdik. Fakat bir çoğumuz için bayram bir burukluk içinde yaşandı. Bir yanımız hep eksikti sanki. Sevinç ve neşemizi bastıran bir sızımız vardı hep. Oda bayram, seyran demeden başlarına bombalar yağdırılan, aç – susuz bi-ilaç katil İsrail tarafından soykırıma tabi tutulan Gazze’de ki kardeşlerimiz ve hunharca katledilen bebek ve çocukların gözümüz önünden hiç gitmeyen görüntüleriydi. Evet bayram yapıyorduk ama; içimizde bir burukluk, bir acı…
Ve yaşadığımız çaresizlikler…
Dilimizde hep dua…
Yada beddualar !..
Vatandaş olarak elbette elimizden gelen dua ve varsa imkanımız maddi infaklar…
Devlet olarak ise;
Diplomatik girişimler, siyasi görüşmeler, ikili temaslar, kınamalar, hamaset dolu, gaz alıcı nutuklar, büyük mitingler, heyecanla atılan sloganlar !..
Bunlarla aylar geçti. Fakat ilhamını muharref ve faşist bir dinden, gücünü ekonomik ve siyasi olarak ele geçirdiği ABD ve batılı Hristiyan uşaklarından alan, hukuk ve kural tanımayan siyonist İsrail için hiç bir yaptırımda bulunmayan hatta tam gaz ticaretini devam ettiren bir ülke olmamız ne kadar elem verici acıdır. Önce bu ticareti reddettik. Belgeler ortaya çıkınca nihayet kısıtlamalar getirdik.
Neden tam ambargo değil de kısıtlama …?
Bu dahi Filistin davasına olan samimiyetimizi test etmek için yeterli değil mi dir ?
“EY İMAN EDENLER KÂFİRLERİ DOST EDİNMEYİN !”
Bazı okuyucularımızın pekala daha ne yapmamız gerekiyor diye düşündüklerini biliyorum.
Elbette ordumuz Filistin’e gitsin bilfiil savaşa girsin iddiasında değilim.
Lakin Türkiye’nin savaşa müdahil olmadan da İsrail ve ABD ile müttefiklerini caydırıcı önlemler alma imkanı vardır.
Öncelikle İsrail’i koruma amaçlı kurulduğu iddia edilen ” Kürecik” üssü yanında tüm ABD ve NATO üslerini kapatmak gibi radikal kararları bir an önce hayata geçirmeliyiz .Çünkü bu savaş bir NATO savaşı değildir. Hatırlayalım Kıbrıs Barış Harekatı sonrası ABD’in ülkemize uyguladığı her türlü ambargo yaptırımlarına karşı tüm üsleri kapatarak cevap vermiş neticede kazanan taraf biz olmuştuk.
Şimdi neden aynı kararlılıkta bir duruş sergilemiyoruz?
İnanın tüm aziz Türk milletinin ve mazlum İslâm Ümmetinin beklentisi bu yöndedir.
İnanıyorum ki;
Bu yönde atılacak bir cesur adım heyecan verici, önce İslâm Âleminde, sonra tüm dünyada dalga dalga yayılacak bir muştu, bir ümit olacak, çaresiz, mazlum Filistin ve Gazze’nin kurtuluşuna vesile olacaktır.
Daha önce de yazmıştım KUDÜS, ve Filistin ” Selahaddinler’ini bekliyor.” İşte o Selahaddinler biziz, Türkiye’dir.

Unutmayalım ki;
Tarih sadece Kahramanları ve zaferleri yazmaz !
Tarih korkakları, gafilleri, hezimetleri ve hainleri de not eder !..
Sözümüzü ikaz edici, sarsıcı bir ayet ve yol gösterici hadislerle bitirelim.
İrtkilelim ve kendimize gelelim.

“Ey iman edenler! Yahudi ve Hristiyanları dost edinmeyin. Onlar birbirlerinin dostudurlar. Sizden her kim onları dost edinirse muhakkak ki o da onlardandır. Şüphesiz ki Allah, zalimler topluluğunu hidayet etmez.”
( Mâide 51)
“Mü’minler birbirlerini sevme de, birbirlerine karşı sevgi ve merhamet göstermede tek bir beden gibidir. O bedenin bir organı acı çektiği zaman, bedenin diğer organları da uykusuzluk ve yüksek ateş çekerler.”

“Müslüman, Müslümanın kardeşidir. Ona zulmetmez, onu zalimlere de teslim etmez. Kim din kardeşinin bir ihtiyacını giderirse, Allah da onun ihtiyacını giderir. Kim bir Müslümanın bir sıkıntısını giderirse, Allah da onun kıyamet günü sıkıntılarından birini giderir.” ( Müslim )

REKLAM ALANI
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.