HAYATIMIZA YÖN VEREN DEĞERLER - 5 KİMLERDİ BU GÜZEL İNSANLAR? YENİDEN MİLLİ MÜCADELECİLER

Sevgili okuyucularım; Bu hafta beşincisini okumakta olduğunuz yazı dizimizin öncelikle büyük ilgi gördüğünü belirtmek isterim. Bazı okuyucularımız yazı dizimizi ilgi ve heyecanla takip ettiklerini belirtiyorlar, bu hareket içinde yer almış olanlar bu yazıyla birlikte geçmiş hatıralarını tazeleme fırsatı bulduklarını ve o güzel günleri yeniden hasretle yâd ettiklerini ifade ederek yazı dizisinin devamını talep ediyorlar.

HAYATIMIZA YÖN VEREN DEĞERLER - 5 KİMLERDİ BU GÜZEL İNSANLAR? YENİDEN MİLLİ MÜCADELECİLER
04 Aralık 2020 - 18:53 - Güncelleme: 14 Aralık 2020 - 12:18
                Yeniden Milli Mücadele hareketini dar gazete köşelerinde tam manasıyla anlatabilmenin çok zor olduğunu belirtmek isterim. Ayrıca yaşadığım, bildiğim ve derleyebildiğim kısıtlı bilgiler ışığında herhangi bir eksiklik ve kusurumuz olursa; samimiyetimize verilmesini arz ederim...  Şimdiden af ola...
                Gene de genel hatlarıyla şahsımda olan birikim ve şahsi kanaatlerimi sizlerle paylaşmaya gayret edeceğim. 1960'lı yılların sonlarına ve 1970'li yıllara damgasını vuran bu büyük hareket öncelikle bir öğrenci hareketi olarak doğmuş, özellikle sağ cenahta var olan büyük bir İslami- milli kültür ve neşriyat boşluğunu; ilmi, İslami, muhafazakâr, milli, manevi yayınlarla doldurarak "Yeniden Milli Mücadele Mecmuası"yla o dönemin bu alanda en güçlü sesi ve yayın organı olunmuştur. Bu yayın organı, değişik kesimlerden on binlerce kendini milliyetçi, muhafazakâr hisseden okuruna, aydınından-işçisine, üniversitelerden-kahvehanelere, öğrencisinden-devlet memuruna, yaşlısı ve gencine kılavuzluk etmiş, bu dergiden  yüz binlerce vatansever faydalanmış, adeta bir okul vazifesi görmüştür. Bu derginin tesiri ülke geneline dalga, dalga heyacanla yayılmış, gönüllü elemanlarca köşe bucak yayımı ve dağıtımı yapılmıştır.


              
  Afyon ve Konya'da bir grup öğrenci tarafından başlatılan bu hareket devamında İstanbul'a taşınmış, üniversite çevrelerinde büyük bir alaka ile karşılanmış, daha sonra yavaş yavaş sancak teşkilatlanma çalışmalarıyla hız kazanmıştır. Ülkemizin birçok şehrine yayılarak büyük bir iştiyak ve heyecanla birlikler kurulmaya başlanmıştır. Çalışmalarında şuraya büyük önem verilmiş, derin saygı ve sevgi çerçevesinde istişare metodu vazgeçilmez bir unsur olarak benimsenmiştir. Teşkilata olan sadakat yanında teşkilat kadro ve çalışanları arasında İslam kardeşliği ve adalet ön planda tutulmuş, derin bir itaat duygusu hakim olmuş, hakikaten bu hareket fedakar kadroların omuzlarında yükselerek ülke genelinde Türk Milleti tarafından büyük bir teveccühle karşılanmıştır.  



Teşkilatın ismi;"Mücadele Birliği" olarak anılırken; daha sonraki yıllarda  Mustafa Kemal Atatürk'ün başlattığı "Milli Mücadele" kurtuluş hareketinin esas ve düsturları benimsenerek; "Yeniden Milli Mücadele" olarak belirlenmiştir. Hareket şekli; anti-emperyalist, anti-Siyonist, anti-komünist, anti-kapitalist, milliyetçi, muhafazakâr söylemler ve aksiyoner hareketlerdir. Şiddet olaylarının arttığı, birçok kesimin devlet ve orduya karşı cepheleştiği bir dönemde Milli Mücadeleciler düzenledikleri 1970 tarihli bir mitingde "Yaşasın Milli Ordu, Yaşasın Milli Devlet" sloganlarıyla Türkiye'de milli birlik ve beraberliğinin esaslarını ortaya koyuyor, çok farklı çalışmalarla dikkat çekiyordu.  

                Teşkilatın kurucu lider kadrosunda; Aykut Edibali, Yavuz Arslan Argun, Necmettin Erişen, İrfan Küçükköy, Mevlüt Baltacı, Kemal Yaman, Mevlüt Faruk İslamoğlu, Ziya Yürekli, İhsan Ramiz Bayram, Yılmaz Karaoğlu, Mehmet Çetin, İbrahim Akpınar gibi isimler yer alarak çalışmalara rehberlik etmişlerdir.           
                O dönemde tehlikeli gelişmelerden olan Komünizan hareketler ve komünizme karşı ciddi çalışmalar yapılmış, Türk Milletinin ve idarecilerimizin komünizm tehlikesine karşı uyanık ve organize olunması konusunda değişik faaliyetlerde bulunulmuş; "Komünist İhtilale Karşı Tedbirler" adıyla hareketin lideri Aykut Edibali tarafından bir eser yayınlanarak kamuoyunun istifadesine sunulmuştur.




Hiçbir siyasi parti ile bağlantısı olmayan hareket ile tamamen kültürel, ilmi, İslami ve milli çalışmalarla, donanımlı kadrolar yetiştirilmesi amaçlanmıştır.




Beynelmilel güçlerin hücre çalışmaları, Siyonizm'in ülkemizdeki uzantısı mason loca faaliyetlerinin yaptığı İslam karşıtı gizli ve açık faaliyetlerine karşı ancak daha güçlü, daha inançlı, daha donanımlı çalışma ve kadrolarla karşı konulanabileceğine inanılıyor, ilmi ve İslami çalışmalarla başta Kur'an-ı Kerim'in konularına göre ayetleri harekete yön verecek şekilde tasnif ediliyor, ayetler özümleniyor, hadisler derleniyor, peygamber Efendimiz (SAV)in hayatı öğreniliyor ve tebliğ metolojisi üzerinde duruluyor, tebliğ ve irşad ekipleriyle, güçlü, imanlı, ahlaki değerlere sahip, sağlam bir nesil, bir kadro oluşturulması hedefleniyordu.


Yapılan çalışmalarla sağ cenahta, değişik kesimlerde hâkim olan milliyetçi ve İslamcı söylemler hareket içinde harmanlanıyor, yeni bir teşkilat olmanın farkındalığı kitleler tarafından fark ediliyor, büyük bir sempati ile karşılanıyordu. "Kahrolsun Amerika!" - "Kahrolsun Rusya!" sloganı atan sağcı ve solcu grupların aksine çok daha farklı bir yaklaşımla insanlığın, aziz milletimizin ve devletimizin baş düşmanları bu emperyalist sistemlerin temsilcisi güçlerin, aslında emperyalizmin beyni siyonizmin birer kuklası olduğu, aynı merkezden idare edildiğini iddia ediliyor;



"AMERİKA - RUSYA YAHUDİYE KUKLA ! " sloganıyla çok farklı bir yaklaşım sergiliyorlardı.  

Hareketin doktrinini dile getiren  "İlmi Sağ" ve hareketin fikri ve siyasi kimliğini açıklayan " İnkılâp İlmi" ve bu fikir ve çalışmalarını hayata geçirecek kadroların vazifelerini açıklayan " Kadroların Vazifeleri" eserleri, teşkilatın stratejik çalışma ve hareket alanlarının merkezini oluşturuyordu.



Ayrıca ilmi çalışmalar yanında kültür ve sanat çalışmalarına da önem veriliyor, ülke genelinde İslami, milli kimlikle, ilimle donatılmış, milliyetçi, muhafazakâr, yerli ve milli kadroların yetiştirilmesi ana gaye olarak benimsenmişti. Kısa zamanda ülke genelinde hemen hemen teşkilat yapılanmasını sağlayan Milli Mücadele Hareketi her alanda kendini hissettiriyor, teşkilat liderleri, kadroları ve çalışmalarıyla göz dolduruyor, her geçen gün gelişiyor, büyüyordu. Öyle ki o dönem Amerikan İstihbarat birimlerine verilen raporlarda; Mücadele Birliğinden "Sağın Dev Genci" olarak bahsedildiği iddia ediliyordu.

Siyasi bir parti olmamasına rağmen Türk Milletinin ve devletinin karşı karşıya kaldığı; jeopolitik, jeostratejik meselelere milli politikalarla, tarihi, ilmi, akli tez ve çalışmalarla çözüm yolları getiriliyor, sosyal kitle faaliyetleri ve yayınlarla milletimiz uyanık olmaya, davasına sahip çıkmaya davet ediliyordu. O dönem dış politikada milli ve İslami davalarımız olan "Kıbrıs'ta Yunan faşizmi ve elenizmine", Doğu Türkistan'da Komünist mezalimine, Kudüs'te "siyonist baskı ve yayılmacılığına" karşı oluşturulan milli politikalar dile getiriliyor,  milli dış politikaya vurgu yapılıyor,
"KAN! KAN! KAN! KIBRIS - KUDÜS - TÜRKİSTAN "
sloganıyla milletimizi ve idarecilerimizi uyarıcı faaliyetlere devam ediyorlardı.




Ayrıca gene o günlerde dış politikamızı bir hayli meşgul eden; günümüzde "Avrupa Birliği," o günlerde ise adı "AET" yani "Avrupa Ekonomi Topluluğu" ya da "ORTAK PAZAR OLAN" birliğe karşı takınılması
gereken politikaları açıklıyor, bu birliğin 2. Dünya savaşı sonrası Papalık tarafından organize edilerek kurulmuş, siyasi bir birlik olması yanında Avrupa Hıristiyan Devletlerini bir çatı altında toplamayı hedefleyen, "BİR HIRİSTİYAN BİRLİĞİ" olduğunu, dolayısıyla bu birliğe girmeye çalışmanın devletimiz ve milletimiz açısından bir intihar olduğuna inanılıyor bu hakikat bilgi ve belgeleriyle ortaya konuyor,  

"ORTAK PAZAR MİLLETE MEZAR" sloganıyla gerçekleri haykırıyorlardı.  
Haftaya kaldığımız yerden devam etmek temennisiyle...
Sağlıkla kalın aziz okuyucularım...                 
            

 

Bu haber 8454 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • Bekir aslan
    3 ay önce
    Allah yar ve yardımciniz olsun bizleri esrur etttiniz başarılarınin devamıni dilerim