HAYATIMIZA YÖN VEREN DEĞERLER – KİMLERDİ BU GÜZEL İNSANLAR? YENİDEN MİLLİ MÜCADELECİLER... 26. BÖLÜM

HAYATIMIZA YÖN VEREN DEĞERLER – KİMLERDİ BU GÜZEL İNSANLAR? YENİDEN MİLLİ MÜCADELECİLER... 26. BÖLÜM
01 Nisan 2021 - 21:25 - Güncelleme: 01 Nisan 2021 - 22:45
Saygıdeğer okuyucularım,

Yazı dizimizin geçen bölümünde; Millet Partisi Genel Başkanı Sayın Aykut Edibali’nin “Viyana Konferansı” ile ilgili izlenimlerimizden bahsetmiş idik. Bu bölümde konferansa katılmış diğer arkadaşlarımızın ve Sayın Edibali’nin konumuzla ilgili yapmış olduğu kısa ama veciz bir konuşmasını da sizlerle paylaşacağız.

Öncelikle Belçika’dan gelerek konferansımıza katılan Sayın Ahmet Özçelik’in izlenimlerini paylaşıyoruz:

Ankara’dan Belçika’ya gelen Millet Partisi Genel Sekreter Yardımcısı Şazeli Çügen ve Ankara İl Başkanı olan Mustafa Yıldız ile birlikte 1 gün süren yolculuktan sonra Almanya’ya geçtik. Orada bir dizi temaslarda bulunuldu. Almanya’da ki Milli Mücadeleci kardeşlerimizle bir araya gelindi. Sonra üçümüz bir günlük yolculuktan sonra Viyana’ya Yunus Emre Kültür Derneğine ulaştık. Almanya’nın ve Avrupa’nın değişik yerlerinden gelen arkadaşlarımızla birlikte Yunus Emre Kültür Derneği Lokalinde bir araya geldik. Bu buluşma bizlere büyük bir heyecan ve mutluluk kattı. İzninizle konferansla ilgili izlenimlerime geçmek istiyorum.

Konferans Aykut ağabeyimizin müthiş bir sunumuyla heyecanla takip edildi. Konferansın soru cevap bölümünde üç şahıs ayağa kalkarak soru soracaklarını ifade ederek şöyle bir soru yönelttiler:

Sayın Edibali, Sayın Erbakan geliyor, İslam’dan Allah’tan bahsediyor. Keza Sayın Türkeş geliyor, keza gene İslam ve Allah’tan bahsediyor. Siz hangi İslam ve Allah’tan bahsedeceksiniz? Diye soru karşısında ortalık birden hareketlendi, salonda görevli gençler soru soranlara karşı müdahale etmeye kalkınca Aykut ağabeyimiz bu gençlere hitaben;

-“lütfen arkadaşlarımızı rahat bırakın. İstedikleri soruyu sorsunlar. Allah-u Teâlâ bile şeytana konuşma izni ve mühlet vermiş. Bırakın herkes konuşsun.”dedi.

Ardından büyük bir nezaket içinde;

-“Biliyorsunuz Sultan Ahmet Camii’nin altı minaresi vardır. Bir zamanlar her minareden farklı müezzinler, güzel, değişik, farklı sesleriyle müminleri Allah’a ibadet etmeye çağıran mübarek ezan-ı şerifi okurlardı. İşte ben de bu minaredeki müezzinlerden biri gibiyim. insanları İslama ve Allah’a çağıran farklı bir sesim.” Şeklindeki müthiş bir cevabı salondan alkışlar eşliğinde, konferansa katılanlar tarafından büyük bir takdirle karşılanmıştı. Konferansın bu anını hiç unutamıyorum.” Şeklinde Viyana Konferansına dair hatırasını bizimle paylaşıyor. Kendisine katkıları için teşekkür ediyoruz.

Viyana Konferansı başarılı bir şekilde sürerken soru - cevap bölümünde Milli Görüşçü arkadaşlarımızın provokatif girişimleri olmuştu. Sayın Edibali’nin ittifakla ilgili vermiş olduğu bilgiler sonrası bu arkadaşlarımız ayağa kalkarak “Yahu hocamız aleyhinde konuşuluyor. Kalkın ne duruyorsunuz?” şeklindeki kışkırtıcı çağrıya kimse kulak asmamış, sadece o birkaç arkadaş salonu terk etmişti. Hâlbuki Sayın Aykut Edibali, ittifak sürecinde yaşananları belgeleriyle anlatmış, ittifakın genişleyerek devam etmesi konusunda hazırladığı protokol metnine Sayın Türkeş’in imza attığını, fakat Sayın Erbakan’ın imza atmadığından bahsetmişti sadece.



Konferans izlenimleri için Yunus Emre Kültür Derneği Kurucularından ve Yöneticilerinden Sayın İbrahim KOÇ’un da Viyana’dan göndermiş olduğu metni de sizlerle paylaşıyoruz.

 

YMM HAREKETİNİN BİLGE LİDERİ SAYIN AYKUT EDİBALİ'NİN VİYANA KONFERANSI İZLENİMLERİM
 
 

Yayından atılmış ok misali dedelerinden devraldıkları yeryüzünün imar ve ıslahı başta olmak üzere yüce idealleri bulunan Gönül Erleri, gurbet ellerde gönülleri fetheden çalışmalarına sabırla ve azimle devam ediyorlardı. Şimdi de sırada Birlik İdealinin mümtaz ismi Bilge Lider Aykut  EDİBALİ'yi Viyana'da bir Konferans vermek üzere davet etmek vardı. Yıl 1993..

Yiğitler kolları sıvadılar. Tabi ki, en önde ve en büyük emek sahibi yine Sayın Bülent OKUNAKOL Başkan olmak üzere, güzel yürekli Gönül Erleri...

Konferans öncesi hazırlıklar, davet süreci zorlu olsa da geceyi gündüze katan heyecanlı bir çalışmaydı doğrusu.
Hazırlıklar coşkulu bir şekilde yapılırken Avrupa’nın dört bir yanındaki Gönül Erleriyle de irtibatlar kuruluyor, davetler yapılıyor, heyecan tüm Avrupa'da bulunan Millet evlatlarıyla paylaşılıyordu.

Konferansın verileceği salon tutulmuş, gerekli izinler alınmış, gurbetçilerimize davetiyeler ulaştırılmış, basına ilanlar verilmiş, artık meraklı ve heyecanlı bir bekleyiş başlamıştı. Avusturya'nın çeşitli şehirlerinden ve Avrupa’nın çeşitli ülkelerinden Gönül Erleri Viyana'ya koşup gelmişler, gurbetçilerimiz davete icabet etmiş, salonu doldurmuş, bizi mahcup etmemişlerdi.

Dedik ya davet de zorlu olmuş, Bilge Lider'in temsilcileri önden gelmişlerdi. Gelenler arasında Sayın Ferit EDİBALİ, Sayın İbrahim KUMAŞ, Sayın Şazali ÇÜGEN, Sayın Mustafa YILDIZ, Sayın Ali ÖZKAN hatırladıklarım. Bilge LİDER EDİBALİ'nin son anda yetişmesiyle sporcularımızın gösterileri ile Konferans başlamış, Saygı Duruşu, İstiklal Marşının okunmasından sonra Almanya'dan Konferansa katılan Saygıdeğer Hocamız Mehmet Mutluoğlu'nun coşkulu etkileyici bir şekilde İstiklal Marşını şiir olarak okumasından sonra, Saygıdeğer Başkanımız Bülent OKUNAKOL'un açış konuşmasını yapmasıyla heyecan ve coşku daha da yükselmişti. Şiir şöleninden sonra sıra Bilge LİDER'in konuşmasına gelmişti. Üçlü İttifak sonrasındaki gelişmeler de Konferansa ayrı bir önem ve anlam kazandırıyordu tabi. Salonu dolduran misafirler, EDİBALİ'nin bilgilendirici, ufuk açıcı muhteşem konuşmasıyla baş başa kalmışlardı. Konuşma bitmiş, sıra soru cevap bölümüne gelmiş. Katılımcılar rahatça merak ettikleri soruları sormuş, Sayın EDİBALİ'de her soruyu içtenlikle cevaplamıştı. Allah'a sonsuz hamd-ü senalar olsun ki Millet Evlatları görevlerini başarıyla yerine getirmişler, Konferans istifadeli, başarılı bir şekilde gerçekleşmişti.

Bu zorlu ama istifadeli görevde emeği geçen herkesten Allah razı olsun.

Selam olsun Allah rızası için mücahede ve mücadele eden GÖNÜL ERLERİNE..

Selam olsun AZİZ ve ÇİLELİ MİLLETE...

İbrahim Koç kardeşime katkılarından dolayı teşekkür ediyorum.

Saygıdeğer okuyucularım,


Yazı dizimizin “AYKUT EDİBALİ VİYANA’DA” bölümünde Millet Partisi Genel Başkanı Sayın Aykut Edibali ile 25 Mart 2021 Perşembe günü yapmış olduğum telefon görüşmemde; Viyana Konferansına dair özetle şunları anlattı:



“Öncelikle bizleri Viyana’ya davet ederek gurbetçi kardeşlerimiz ile bir araya getirip onlara hitap etme şansı sağlayan, bizleri en iyi şekilde ağırlamaya çalışan, arkadaşlarımıza yeniden teşekkürü bir borç bilirim. Bu vesile ile tüm gurbetçi kardeşlerimize selam ve muhabbetlerimi iletmek isterim.” Dedi.




Sayın EDİBALİ;


-“Viyana konferansımız için ne diyeyim? Biz Viyana’yı Türk Toplumu olarak üçüncü kez kuşatmaya geldik. Muhasaramız bu sefer okla, top-tüfek, kılıç, yani silahla değil, sulh yoluyla gerçekleşecektir. Biz Türkler emperyalist fikirlerle değil, ancak huzur ve barışın teminatı olan adaleti tesis edecek, hâkim kılacak düşüncelerle, fütuhat hareketlerine girişiriz. Yeryüzünde huzur ve barışı hâkim kılmak adaleti tesis etmek için Türk ve İslam medeniyetini en güzel şekilde yaşayarak bireysel manada da temsil etmeliyiz. Bizlerin ve burada yaşayan kardeşlerimizin asıl misyonu budur.” Diyerek sözlerini şöyle sürdürdü;

 
NE DEMEKMİŞ GERİ DÖNMEK? YERYÜZÜDÜR BİZİM ÜLKEMİZ…
VE BÜTÜN ÜLKELER MÜLKÜDÜR RABBİMİZİN

     -“Bir Müslüman’ın davasındaki kararlılık ve imanını gösteren İslam dünyasının önemli kahramanlarından “Tarık Bin Ziyadı” bir hatırlayalım. Tarık Bin Ziyad, bugünkü İspanya’yı fethetmek amaçlı (Endülüs) İber Yarımadasına gemileriyle 7000 askerle çıkmıştır. O esnada karamsarlığa düşen askerlerinin Tarık Bin Ziyad’a

     -“Memleketimizden çok uzaklarda, diyarı küffarda Andolos’tayız. Geriye dönmek bizim için en isabetli karar olacaktır.” Şeklindeki itirazlarına karşı gemileri yaktırarak, askerlerini motive eden tarihi konuşmasını tekrar bir hatırlayalım:

 -“bu topraklar diyar-ı İslam’dır. Yüce Mevlamız Enbiya Suresinin 105. Ayetinde “gerçekten yeryüzüne benim salih kullarım varis olacaklardır.” buyuruyor. diyerek konuşmasını şöyle sürdürür;

     “Ne demekmiş geri dönmek? Yeryüzüdür bizim ülkemiz… Ve bütün ülkeler mülküdür Rabbimizin.” ifadeleriyle ordusuna karşı hitabını devam ettirir;

“Askerlerim!
Görüyorsunuz ki, önünüzde düşmanlar arkanızda düşman gibi bir deniz ve kaçacak hiçbir yeriniz yok. Vallahi, sabır ve sebattan başka yapacağınız bir şey de yok. Düşmanımızın bütün gücüyle üzerimize geldiği apaçık ortada. Üstelik yiyeceği ve teçhizatı da bol. Hâlbuki bizim kılıçtan başka silahımız ve düşmanın elinden alacağımız yiyecekten başka erzakımız da yok.

Şu durumumuz, hiçbir şey yapmadan birkaç gün devam etse kuvvetten kesiliriz. Bizden korkan düşman da halimizi görüp bize karşı cesaretlenir. Bu kötü akıbete düşmekten kendinizi koruyarak düşmana karşı görevinizi gereğince yapınız.

Müstahkem şehirler ve güçlü düşman karşınızdadır. Ölümden korkmazsanız bu fırsatı değerlendirmek ve zafere ulaşmak mümkündür. Şunu kesinlikle biliniz ki, bu savaşta ben de sizden daha fazla emniyette değilim. Yine biliniz ki, eğer şu zorluklara biraz sabrederseniz daha müreffeh bir hayata kavuşursunuz. En ucuz malın can olduğu bu pazara sadece sizi sürmüyor, bilakis önce kendi canımdan başlıyorum. Canınızı düşünerek benden yüz çevirmeyiniz. Siz de benden daha fazla bir zorluğa katlanmayacaksınız. Sizin payınıza da bana düşenden fazlası düşmeyecek. Hepimiz aynı kaderi paylaşıyoruz.

Allah yardımcınız olsun. İki cihanda da sizin bahadırlığınız anılacaktır. Biliniz ki, sizi davet ettiğim şeye ilk icabet eden ben olacağım!”

Sayın EDİBALİ; Tarık Bin Ziyad’ın bu tarihi konuşmasını anımsatarak sözlerini şöyle tamamladı:
“Tarık Bin Ziyad gibi muhteşem bir komutanın ve askerlerinin, imanları, kararlılıkları, fedakârlıkları ve adanmışlıklarının destansı hikâyeleri çağımız Müslüman’ına, mücadele erlerine misal teşkil edecek ne güzel tarihi mesajlar içermektedir.

“ÖNÜMÜZ DÜŞMAN… ARKAMIZ DÜŞMAN GİBİ BİR DENİZ!” mücadele etmekten ve kazanmaktan başka hiçbir çare yoktur. Dolayısıyla günümüzde de bizlere düşen yeniden gemileri yakmaktır.” Şeklinde ifadelerde bulundu.



Millet Partisi Genel Başkanı Sayın Aykut EDİBALİ’ye duygu ve mesaj yüklü düşüncelerini bizlerle paylaştığı ve yazı dizimize katkıda bulunduğu için kendilerine teşekkür ediyor saygılar sunuyoruz.


Saygıdeğer okuyucularım, Milli Mücadelecilerin Viyana çalışmalarının gelecek bölümünde Edibali'nin Viyana gezi ve temaslarına değineceğiz. Gelecek bölümde Milli Mücadele Hareketinin serüvenine devam etmek ümidi ile hepimiz Rabbimize emanet kalalım,

Sağ kalın sağlıcakla kalın aziz okuyucularım.  

 
YAZI DİZİMİZE YORUMLARIYLA DESTEK VEREN OKURLARIMIZDAN BAZILARININ MESAJLARINI DA BU BÖLÜMDE SİZLERLE PAYLAŞIYORUZ...     
 





















         

           

 

Bu haber 2436 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum