HAYATIMIZA YÖN VEREN DEĞERLER – KİMLERDİ BU GÜZEL İNSANLAR? YENİDEN MİLLİ MÜCADELECİLER… 41. BÖLÜM MÜCADELE ŞEHİDİ MUSA AKIN – 3

Yayınlama: 22.11.2023
23
A+
A-

Saygıdeğer okuyucularım,

Yazı dizimizin 40. Bölümünde bizleri sizlerle buluşturan Yüce Yaradan’a hamd-ü senalar olsun. Hatırlayacaksınız geçen iki bölümde “Yeniden Milli Mücadele Şehitlerinden” bahsetmiş, merhum Diyarbakır şehidi Musa AKIN’ı anlatmaya çalışıyorduk. Elimizdeki kıt kanaat bilgilerin izini sürerek şehidimiz ile ilgili toparlayabildiğimiz intibaları kendisi ile irtibatı olan şahısların ağzından aktarmaya gayret ediyoruz. Gönül istiyor ki; şehit Musa Akın gibi diğer Yeniden Milli Mücadele Şehitlerini de en iyi şekilde araştırarak tanıtalım, hatıralarını yaşatalım. Onlara olan ahde vefa borcumuzu yerine getirebilelim.

TÜM YENİDEN MİLLİ MÜCADELECİLERE ÇAĞRIMIZDIR!

Bu vesile ile yazımızın bu bölümünde “Yeniden Milli Mücadele Şehitleri” ile ilgili bir çağrımız olacaktır. Tespit edilebilmiş tüm şehitlerimizin yeniden hatırlanması, onlara olan vefa borcumuzun yerine getirilebilmesi için;

Yeniden Milli Mücadele Hareketinin devam ettiricisi konumunda olan başta Millet Partisi olmak üzere, farklı kulvarlarda sosyal-kültürel-eğitim alanlarında faaliyetlerini sürdüren, kendilerini Milli Mücadeleci olarak addeden tüm kurum ve kuruluşlara çağrımızdır!…

Merhum şehitlerimizin izi sürülerek ailelerine ulaşılmalı, ziyaret edilmeli, ardından bu şehitlerimizin yakınları bir organizasyonla bir araya getirilmeli, acılı aile mensupları ve kahraman şehitlerimizin emanetleri hatırlanmalı, hal-hatır sorulmalı, gönülleri alınmalı, onlara sahip çıkılmalıdır düşünce ve kanaatindeyiz. İnanıyorum ki; böylesi bir faaliyetle şehitlerimizin ruhları şad edilecek, en güzel bir kadirşinaslık örneği sergilenecektir.

Şehit Musa AKIN’ı kendisini Yeniden Milli Mücadele Hareketi ile tanıştıran, O’nun Milli Mücadele kadrolarında yetişmesine vesile olan, bir dönem önce hareketin Diyarbakır Sancak Sorumluluğunu yürüten, daha sonra devletin değişik kademelerinde çok önemli görevlerde bulunmuş, Devlet Adamı, eski Milletvekili, Eğitimci, Bürokrat, Siyasetçi ve yazar – şair, Sayın Ömer Vehbi Hatipoğlu’nun, Şehit Musa AKIN ile ilgili kısa bir anlatımını sizlerle paylaşıyoruz. Sayın Ömer Vehbi Hatipoğlu’na göstermiş olduğu nezaket ve kadirşinaslık ve katkılarından dolayı tekrar  teşekkür ediyoruz.

Sayın Hatipoğlu Şehit Musa Akın ile ilgili şu açıklamalarda bulundu:

“Şehit Musa Akın, Diyarbakır’ın Ergani İlçesi, Ziyaret Köyündendi. Tanıdığım bir aileydi. Babası Halil amcayla da irtibatımız vardı. Ben, o dönem Yeniden Milli Mücadele Teşkilatı hareketinin Diyarbakır “sancak sorumluluğunu” yürütüyordum. Musa, Öğretmen Lisesi öğrencisi ve bu okulun Mücadele Birliği sorumlusuydu. Daha sonra Musa, Eğitim Fakültesini kazanarak Konya’ya gitti. Şehit Musa Akın’ın düğününe de katılmıştım.

Bir müddet sonra görevim gereği Ankara’ya tayinim çıktı. Milli Eğitim Bakanlığında görev yapıyordum. O yıllarda Musa Akın Diyarbakır İl Sorumluluğuna getirilmişti. Bir gün Şehit Musa Akın’ı Ankara’daki evimde misafir ettim. Memleket meselelerini, hareketimizi konuştuk. Hoş sohbetten sonra yatma saati gelmişti. Musa’nın odası hazırlandı. Her birimiz uyumak için odalarımıza çekildik. Gece yarısı her nedense uyandım. Bu esnada Musa’nın odasının ışığının sönmediğini gördüm. Kapıyı çalıp izin alarak içeriye girdim. Musa, elbiselerini çıkarmamış, oturur vaziyette idi. Yani yatağına girmemişti. Merakla;

“-Hayırdır Musa teheccüd’e mi kalktın?” Diye sordum.

Musa mahcup bir şekilde;

“-Hayır ağabey. Çok yorgundum. Sabah namazına uyanamama endişesi ile hiç uyumamayı tercih ettim.” Demişti.

“-Şehit Musa Akın, yiğit, civanmert, sağlam karakterli, inançlı ve takva sahibi bir gençti. Şehit haberini aldıktan sonra Diyarbakır’a gittim. Ailesini ve Halil amcayı ziyaret ettim. Musa, sadece teşkilatımız içinde değil, diğer cemaatler üzerinde, tüm çevre il ve ilçelerde halkımızın üzerinde tesiri olan, sevilen, sayılan bir şahıstı. O gün taziyeye çok önemli bir zat iştirak etti. Bu kişi, bölgede önemli bir ağırlığı olan, Nakşibendi Şeyhlerinden, Şeyh Celalettin Aydın efendi idi. Şeyh Celalettin Aydın’ın, Kürtçü, komünist ve ayrılıkçı saldırıların zirve yaptığı bir dönemde şehidimizin taziyesine katılması gayet manidar ve önemliydi. Şeyh Celalettin Aydın, meşhur Nahşibendi Şeyhi Muhammed Selim Efendi’nin torunudur. Kendileri bizim çok yakın akrabamızdır. Babaannemin dayısıdır.” Şeklinde konuştu.

Saygıdeğer Okuyucularım,

Fark ediyorsanız şayet, konumuz içinde yer alan şahıs ve hadiseleri bilgilerimizi tazelemek amaçlı, güncellemeye çalışıyoruz. Ömer Vehbi Hatipoğlu ve Yasin Hatipoğlu kardeşlerin dayıları olan Nakşibendi Şeyhi Muhammed Selim Efendi’den de kısaca bahsedelim.

NAKŞİBENDİ ŞEYHİ MUHAMMED SELİM EFENDİ KİMDİR?

Milli Mücadele yıllarında Mustafa Kemal’in Diyarbakır ziyaretinde Diyarbakırlıların çoğu, Mustafa Kemal Atatürk’ü, 16. Kolordu, daha sonra 2. Ordu komutanı olarak Silvan ve Diyarbakır’da görev yaptığı 1916-1917 yıllarından beri tanıyorlardı. Hatta O’na ‘Sarı Paşamız’ diyorlardı.

Mustafa Kemal Diyarbakır’da görev yaparken bir rüya görür. Rüyanın o kadar etkisinde kalmış olmalı ki; yaptığı araştırmalardan sonra bu rüyayı ancak şeyh Muhammed Selim Efendi’nin yorumlayabileceği kanısına varır. Daha sonra Şeyh Muhammed Selim Efendi’nin yanına gidiyor ve gördüğü rüyayı anlatıyor;

‘Ay sol kolumdan geldi kalbimin üstünde durdu. Ondan sonra güneş de sağ kolumdan girdi, ikisi burada göğsümde birleşti. Onda sonra ay sol kolumdan, güneş sağ kolumdan çıktı gitti.’der.

Rüyayı yorumlayan Şeyh Muhammed Selim Efendi; Lice’de Mustafa Kemal Atatürk’e şunları söylüyor;

‘Sen bu ülkede (Türkiye’de) çok büyük bir adam olacaksın ve Türkiye’yi kurtaracaksın. Fakat senden bir ricam da, mümin-i İslam’a da müzahir ol yardımcı ol. Baskı yapma.’ Şeklinde telkinlerde bulunur.

Mustafa Kemal Atatürk, daha sonra manevi babası olarak bahsedeceği Şeyh Muhammed Selim Efendi’ye teşekkür ediyor ve daha sonra kendilerine herhangi bir sıkışıkta yardımcı olması sebebiyle bir belge veriyor. Şeyh efendi’den Mustafa Kemal Nutuk’ta bahsetmektedir.”

Nakşibendi Şeyhi Muhammed Selim Efendi, Kuvayi Milliye’ye, Mustafa Kemal’e destek vermiş, devletine sadık, Kürtçü-ayrılıkçı her türlü faaliyete karşı çıkmış, vatansever bir şahsiyet olarak tanınıyor.

Konumuza devam etmek üzere Rabbimiz’e emanet olunuz saygıdeğer okuyucularımız.

REKLAM ALANI
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.