ON BİR AYIN SULTANI RAMAZAN AYI GİRERKEN

ON BİR AYIN SULTANI RAMAZAN AYI GİRERKEN
05 Nisan 2021 - 10:30
                12 Nisan Pazartesi günü ilk teravih namazımızı kılacağız. Salı gününden itibaren de oruç için sahura kalkmış olacağız. Bu nedenle oruçla ilgili bazı düşüncelerimi değerli okurlarımızla paylaşmayı istiyorum.

                Müslümanlar olarak ramazan ayında aç ve susuz kalacağımızı biliyoruz. Şaşılacak bir şey var ki aç ve susuz kalacağımızı bile bile ramazan ayının gelmesini dört gözle bekliyoruz. Bir annenin evladına kavuştuğu anda sevinci kadar ramazan ayına kavuşmanın sevincini yaşıyoruz. Yemekten içmekten mahrum kalacağımızı bile bile ramazan ayının özlemini yaşatan durum nedir?

                Bu sorunun cevabı kalbimizdeki imanda gizlidir. İman öyle bir şey ki ona sahip olduğumuz zaman aşılmaz diye bildiğimiz dağlar aşılır hale geliverir. Zor bildiğimiz şeyler adeta kolaylaşıyor. Sıkıntılarımızdan dert ve kaderlerimizden kurtuluyoruz. Hayatımız anlam kazanıyor. Niçin yaşadığımızın farkına varıyoruz.

                İman öyle bir şey ki katılaşan kalplerimizi mum gibi eritiyor. Lodosun yağan karları erittiği gibi. Suyun ateşi söndürdüğü gibi. Çünkü iman bir lezzettir tatmak gerekir. İman bir aşktır yaşamak gerekir. İman Allah ile ahitleşmedir söze sadık kalmak gerekir.

                Kalpte iman varsa Ramazanın gelmesini beklersin ki rahmet kapısı senin için sonuna kadar açılsın. Açlık susuzluk aklına bile gelmez. Çünkü düşünecek çok şey vardır zihninde. Evvela Allahın Rızasını düşünürsün onu elde edemezsen açlığın susuzluğun bir kıymetinin kalmadığını bilirsin.

                İbadet bu diğer şeylere benzemez ki nefsini kötülüklerden arındırmazsan orucun namazın bir değeri kalmaz. Yüce Rabbimiz yaptığımız işleri boşa çıkan kimselerin durumunu Mekke’ de iplik eğiren ve elde ettlği ipliği akşam olduğu zaman tekrar çözerek yaptığı işi boşa çıkaran kadının durumuna benzetiyor.

                Tutulan oruçla elde edilen sermaye gıybetle ve dedikodu ile fitne ve fesatla uğraşmakla yalan söylemekle kaybolup gidebilir. Hiç kimse müflis konumuna düşmek istemez. Samimiyetten yoksun bir ibadet Allah katında değer bulmaz. Öncelikle samimiyet konusu zihnimizi meşgul etmelidir.

                Kuranı Kerim’de “Ey İman edenler oruç sizden öncekilere farz kılındığı gibi size de farz kılındı ki sakınasınız” (Bakara 183) emri ilahi bizlere büyük mesajlar veriyor aslında. Öncelikle iman eden kimselere orucun far kılındığını anlıyoruz. İman eden kimse Allah ile gönül bağı kurabilen ve kendi isteği ile Allah’a teslim olan kimsedir. İman yoksa oruç tutmanın kıymeti yoktur. Samimiyet yoksa ibadetin değeri yoktur. Allaha teslimiyet yoksa kulluğun bir anlamı yoktur.

                Gönlünü sevdaya kaptıran bir aşık, aşkı uğruna nelere katlanmaz ki. Karşısına çıkan aşılmaz dağları aşabilmek için her türlü sıkıntıya katlanır ve amacına ulaşmaya çalışır.  Ama Allah aşkı söz konusu olduğu zaman maalesef çoğu zaman kendimizi bile kandırmaya çalışırız. Namaz kılmamak için onlarca bahane buluruz, oruç tutmamak için bir çok hastalığı taşımaya razı oluruz. Zekat vermemek için her türlü hileye başvururuz. Ama kandırmaya çalıştığımız varlığın Allah olduğunu unuturuz.

                İdrak edeceğimiz ramazan ayı için ön yargılarımızdan kurtulmalıyız. Heva ve heveslerimizin  doğrultusunda bir oruç değil imanın gereğine göre bir ramazan ayını idrak etmenin şuurunda olmalıyız. Bunu gerçekleştirdiğimiz zaman herşey çok daha güzel olacaktır. Öncelikle imanın tadını alacağız. Allahın rızasını elde edeceğiz. Fakirleri, yoksulları ve yetimleri düşüneceğiz. Onlara zekat ve sadaka ile onları rencide etmeden onurlarını kırmadan onlara yardım edeceğiz. Her türlü kötü alışkanlıklardan kendimizi koruyacağız. Dilimizi kötü sözler sarf etmekten sakındıracağız. Katılaşmış kalplerimizin yumuşamasını sağlayacağız. Allah tarafından verilen nimetlerin ne kadar sınırsız olduğunu idrak edeceğiz. İbadetlerimizi eda ederken kendi isteğimize göre bir ibadet değil Allahın istediği şekilde eda edeceğiz.

                Kuranın indiği rahmet ayı olan Ramazan ayını Kuran ayı olarak kabul edeceğiz. Daha çok Kuran okuyacağız hatimler ineceğiz. Okuduğumuz Kuranı anlamaya ve yaşamaya çalışacağız. Kuranın sadece okunması için gönderilen kitap olmadığını idrak edeceğiz ve kendimize hayat rehberi olarak kabul edeceğiz.

                Bütün bu noktalara dikkat edersek artık gönül rahatlığı ile ellerimize semaya açıp Allahın rahmetini mağfiretini ve hidayetini isteyebiliriz. Cehennem kapılarının bizim için kapatılmasını cennet kapılarının sonuna kadar açılmasını gönül rahatlığı ile isteyebiliriz. Rabbim bizleri Ramazanı Şerif-i idrak eden orucunu tutabilen namazını kılabilen Kuranı okuyup anlayabilen ve yaşamaya özen gösteren kimselerden eylesin.

Ramazan-ı Şerifiniz hayırlı olsun. Kalbinde imanı ile sağlık sıhhat ve huzur içerisinde Ramazan ayını idrak eden kimselerden eylesin. Selam ve Dua ile



 

Bu haber 1719 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum