RAMAZAN İZLENİMLERİ – 4 – “RAMAZAN AYINDA DAHA FAZLA SATIYORUZ ABİ! “

Yayınlama: 05.04.2024
127
A+
A-

Mübarek Ramazan ayının son haftasındayız. Bir rahmet ayına daha veda etmek üzereyiz. Seneye kim kala… kim göre…

Ne mutlu bugünlerin rahmet, bereket ve feyzinden heybesini doldurup ahiret yolculuğu için hazırlık yapabilenlere.

Öyle ya; Ramazan ayı inananların adeta melekleştiği, günahlardan kaçtığı, “şeytanların bağlandığı” bir ay olarak bilinir lakin, toplumda muhatap olduğumuz öyle haller var ki; haşa! “şeytanlar zincirlerini kırmış da” diyar diyar geziyor. Ya da şeytanlar bağlı ama, insan kılığında askerleri iş başında.

Hani diyesim geliyor.

-“Ramazan sonrası şeytanlar zincirlerinden kurtulup dünyamıza gelse vallahi terki diyar ederlerdi vallahi  !Neden diye sormaya gerek bile yok! çünkü  şeytanlar şöyle bir dünyamıza bakacaklar;

-“bu alemde bize gerek kalmamış insanoğlu bizi aratmıyor, başka dünyalara gidelim,” diye mutluluklar içinde gezegenimizi terk edip giderlerdi.

Neden bu kadar karamsar duygular içindeyim diye kendi kendime soruyorum.

Ramazan ayında dahi gördüğüm manzaralar dehşet verici de ondan…

Epey yıl önceydi sanırım.

İlçemizde tekel ürünleri toptancısı olan bir şahıs kamyonuna akaryakıt almak için istasyonumuza gelmişti.

Ben merakla kendisine kibarca sormuştum.

-” hayırdır kardeşim nereye böyle bu mübarek ayda?” diye.

Arkadaşımız,

-” bölgeye ürün almaya gidiyorum.” cevabını verince;

Ben tekrar sordum.

-” Ramazan ayında alkol tüketimi azaldığı için sanırım sık gitmiyorsundur artık” diye.

Arkadaşımızın cevabı ise;

-“bilakis ağabey Ramazan ayında daha fazla satış yapıyoruz!” Olunca inanamış tekrar sormuş aynı cevabı almıştım.

Yıllar önce ahvalimiz böyle olunca günümüzde yaşadığımız olumsuz hadiselerin boyutu da bir hayli artmış durumda haliyle…

Gene seçim öncesi yaşadığım birkaç üzüntü ve ibret verici olayı da paylaşmadan geçemeyeceğim.

Bir gün açık olan bir lokantanın önünden geçerken lüks, bazısı çakarlı bir hayli araç dikkatimi çekti. Gayri ihtiyari şöyle bir lokantaya doğru baktım. Lokantanın dışında yemek yiyen, çay içen ve keyifle sigarasını tüttüren, düzgün kıyafetli kadınlı, erkekli bir grup şahsı gördüm.

Manzara karşısında hayretlere kapıldım.

-“Ne var ki bunda?”

Diye sorduğunuzu duyar gibiyim.

Elbette alışkın olduğumuz manzaralar belki… ama; bu şahısların milliyetçi, muhafazakâr İslâmi duyarlılığı olan bir partimizin il yönetiminden şahısların olması beni şaşırtan asıl sebep olmasıydı.

Size beni şaşırtan, dehşet verici başka bir hadise daha anlatayım dilerseniz.

Seçim akşamıydı. Bir dostum sandık sonuçlarını almak için gittiği muhafazakâr, mukaddesatçı, İslâmi söylemleri hep ön planda tutan bir partimizin ilçe teşkilatına gidiyor.

Orada bir müddet kalıyor dayanamayıp orayı terk ediyor.

-“Neden ?

diye sorunca aldığım cevap karşısında dondum kaldım.

Dostum bana;

-“abi bira ve alkol kokusundan daraldım, bunaldım. Kendimi dışarıya zor attım.”

Şeklinde bir açıklamada bulundu.

Evet değerli dostlar Ramazan ayındayız ve böyle talihsiz manzaralarla karşılaşıyoruz.

Ülkemizin en güçlü, milliyetçi, mukaddesatçı, muhafazakâr iki partisinde sergilenen böyle görüntüler üzerine bir yorum yapmaya gerek var mı bilemiyorum…

Yorumu size bırakıyorum.

Hani her zaman övünerek söylenir ya;

-“Ülkemizin %99 u Müslüman.” Elhamdülillah İslâmi hassasiyetleri olan partiler iktidarda. Baş örtüsü sorununu çözdük. Herkes rahatlıkla cuma namazına gidebiliyor. Kimse kılık kıyafetinden dolayı bir sıkıntı yaşamıyor. Baş örtülü bakanlarımız, hatta polis ve ordu mensubu bacılarımız var. 24 saat İslâmi yayın yapan tvlerimiz , radyolarımız var. İslâmi tandesli sakalı olan binlerce kişi artık her kademede görev alabiliyor. Üstüne üstlük bir de Ayasofya’ yı da ibadete açtık ya;

deymeyin keyfimize!..

Bazı çevrelere bakılırsa;

Laiklik bitiyor,

şeriat geliyor  !…

(Onlara) slogan güzel, harika!

Ama gerçekler öyle mi?

Gerçekler öyle söylemiyor maalesef. Hakikatler acı ama çok acı!

Ülkemizde yaklaşık son çeyrek asırdır İslamcı partiler güya iktidarda öyle mi?

Ya yaşadığımız bunca rezalet…

Bunca ahlaki buhranlar…

Her alanda katmer katmer artan manevi yozlaşma…

Kaybettiğimiz değerlerimiz.

Geçim derdine düşmüş milyonlar.

Korkunç bir çözülüş.

İslâmdan habersiz, kendini ” deist ya da ateist olarak tanımlayan milyonlarca insanımız!…

Dün sela verildi gene. Ramazan ayında, daha hayatının baharında intihar eden bir gencimiz!

Sorarım size;

” – sahi bizim ülkemizin % 99 u hâlâ Müslüman mı?

La Fontaine’ den masallar..

Bazılarına göre;

” Alis hâlâ harikalar diyarında !” (……..)

REKLAM ALANI
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.