Aydın BOLAT

Aydın BOLAT


Hedef 7 Haziran!

20 Nisan 2015 - 09:47

İki gün içinde olanlara bakın…

- Salı günü bütün Türkiye’nin elektrik sistemi çöktü. Ülke 10 saat elektriksiz kaldı. “Siber saldırı” şüphesi, ülkeye tehdit, halka panik, kaotik bir sınav olarak şok yarattı.

- Çağlayan adliyesinde DHKP-C’li teröristler Berkin Elvan davasının savcısı Mehmet Selim KİRAZ’ı rehin aldılar, kendilerinin ölümü pahasına savcıyı şehit ettiler.

- Çarşamba günü İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nün Vatan Caddesi’ndeki binasına uzun namlulu silahlarla saldırı düzenlendi. Güvenlik görevlilerinin karşılık verdiği olayda 1 kişi ölü ele geçirildi, 2 polis yaralandı.

- AK Parti Kartal/İstanbul binasına silahlı baskın düzenleyen militanlar üzerinde kılıç bulunan Türk bayrağını astıkları binanın camlarını kırıp içeridekileri dışarı attılar.

Seçime 2 ay kala provokasyon ihtimalini, felaket senaryolarını dillendirenler yanılmadı, korkulanlar oldu, oluyor. Ülke gündemini değiştirmek, istikrarı bozmak, seçmenin ruh halini etkilemek, iktidarı zor duruma düşürerek Türkiye’nin yönetilemez olduğunu kanıtlamak, terör ve şiddeti yaygınlaştırarakhuzuru bozmak, kaos ortamı hazırlamak amacıyla iç ve dış hain mihrakların dehşet senaryoları sahneleniyor.

Bu olaylar üzerine Cumhuriyet Gazetesi: “Korkulan oldu” başlığıyla bir bildiri yayınlıyor: “7 Haziran’da bir partiyi, bir hükümeti değil bir rejimi seçeceğiz. Her eylem, her kurşun, her karar o rejimin niteliğini belirleyecek.” diyerek tam bir savaş ilanı ve isyan çağrısı yapıyor.

Çağlayan Adliyesinde Berkin Elvan için yapıldığı söylenen terörist eylemi, savcıya sıkılan 5 kurşunu ve seçim için verilecek her kararı ülkede kurulacak rejim için savaşta bir hedef alarak gösteriyor.

Her eylemi, her kurşunu ve atılacak her adımı kafalarındaki rejim için bir çare olarak görüyorlar. Seçim yaklaştıkça, restleşmeler, meydan okumalar arttıkça ve kutuplaşma tırmandıkça, gerilim daha da büyüyor.

Biz bu filmi görmüştük. Ülkenin kritik seçimlerinden önce, önemli süreçlerin arefesinde bu kabil çirkin oyunlar hep sahnelendi. Artık millet uyandı, bu senaryoları ezberledi ve bunlara prim vermiyor.

Seçimi rejim meselesi olarak görenler, iktidarı diktatörlük olarak algılayanlar, demokrasi umutlarını felaket senaryoları ile söndürmek isteyen zavallılardır. Milletin iradesine inanmayan, halkın temyiz gücüne güvenmeyen, ülkenin değişimini kavrayamayan, zamanın ruhunu okuyamayan bedbahtlar gözlerini şiddete, provokasyona, kaosa diktiler. Başarı umutlarını kaybeden mağluplar Türkiye’yi ateşe atmayı, ülkeyi cehenneme çevirmeyi hatta iç savaş çıkartmayı bile göze alabiliyorlar. Erdoğan nefreti, AK Parti fobisi adeta gözlerini kör etmiş, vicdanlarını kilitlemiş durumda. Onlar yıkılsın da ne olursa olsun. Türkiye batsın, ülke mahvolsun umurlarında değil. Hedef Erdoğan’ın silindiği, AK Parti’nin kovulduğu, tükendiği bir Türkiye, gerisi teferruat onlar için. Bütün ilkelerini, tüm değerlerini, önceliklerini çiğnemeye razılar. Varlıklarını yok saymaya, kimliklerini inkâr etmeye bile hazırlar, yeter ki “o” olsun!

Seçim anketleri dünyalarını karartıyor. CHP yerinde sayıyor, MHP kıpırdayamıyor, HDP barajıaşamıyor, ittifaklar çare olamıyor… Eski Türkiye, statüko, hayır cephesi, vesayet odakları içeriden dışarıdan değişim karşıtları, Yeni Türkiye muhalifleri akla hayale gelmedik, gün görmedik senaryoları, tehditleri, tertipleri, mühendislik planlarını ülke gündemine sürüyorlar. Bunu 7 Haziran’a kadar yapacaklar, gerekirse sonrasında da devam edeceklerdir.

Türkiye bu provokasyonlara, felaket senaryolarına karşı aşılanmıştır. Bağışıklığı bu krizleri aşacaklimitlerin üzerindedir. Kaoslara da şerbetliyiz. Bunlara tevessül edenler hep zararlı çıktılar ve kaybettiler. Yine deneyecekler ve yine yenileceklerdir.

Millet tarihin bu kritik dönemecinde kader anının farkındadır. Şaşmaz sağduyusu ve engin irfanıyla soğukkanlılığını koruyarak bu süreci de atlatacaktır. Rotasına girdiği ülkesini, devletini, demokrasisini, kimliğini ve medeniyetini inşa ve imar yolunda emin adımlarla ilerleyecektir.

Demokratik değişimi taçlandıracak, toplumsal barışı perçinleyecek, dönüşümünü kurumsallaştıracak, bölgesel ve küresel Yeni Türkiye vizyonunu güçlendirecek, Başkanlık sistemini içeren Yeni Anayasa’yı çıkaracak tarihi seçimini yapacaktır.

Ülkenin yeni ufku Yeni Ankara, Yeni Türkiye’dir. Millet bu asırlık hasreti, hayati fırsatı heba etmeyecek ferasettedir.

Bu yazı 9026defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum