MEHMET ÇELİK (EYİSİ)

MEHMET ÇELİK (EYİSİ)

MİSAFİR KALEM

GÜZELLİĞİNE BAKMA İÇİ GÜZEL OLMALI

24 Şubat 2020 - 10:35

          Bir köy içinden geçiyorsun, bir ev var bahçe içinde gözün ilişir. Dış boyası albeni, girişi çiçekler ve güllerle bezenmiş, penceresi önünde dallarında ermiş zerdali meyveleri ile yüklü. İmrenmemek elde değil.
    Beyninin içinden bir düşünce süzülür geçer!  Acaba o aileler mutlu mu? Onulmaz dertler içinde mi diye. Bilemezsin. Sana karanlıktır, sadece o görünen güzellik kalır aklında. 
    Çocuğunun kolundan tutarak okula götüren bakımlı bir kadını görürsün, kaderi tasası yok gibi. Soramazsın, o kocaman dünyasında neler olduğunu. Belki de iğne ile kuyu kazarcasına sürdürüyordur yaşamını. Geçer gidersin yoluna etrafını seyrederek kendi derdinle. 
    Sabah kalkmışsın, ayna karşısında traş oluyorsun, Ayla Atama'ın şarkısını mırıldanarak. Eşin kahvaltını hazırlamış yumurtalar lop lop. Kapıdan çıkarken vedalaşmayı da unutmuyorsun tabii. Arabanı çalıştırıp çıkıyorsun bulvara kırmızı ışıklarda durarak. İnsanlar koşuşturuyorlar sabahın köründe, kahvaltısını yapmayanlar bir yana, hem de akşamdan mahrum olanlar! Herkes kendi dünyasında kulaç atıyor bu dünyada. 
    Sorun bana güzel kim?
    
    ATATÜRK: Büyük lider. İngiliz devlet adamı Churchill'in gözüyle: O’nun için "Yüzyıllarda bir sefer dünyaya gelir, o da Türklere nasip oldu" diyor. Bana kalıyor yapabildiğim kadar ilkelerine ve emanetlerine sahip çıkmak Atatürk'ümüzün. 
    
    Erdal İNÖNÜ: Erdal İnönü bir bilim adamı fizikçidir. Aynı zaman da, dünya fizikçiler arasında ilk sıralardadır. Kısa bir zaman devlet adamlığı (siyaset) da yaptı. Tekrar tekrar " bu iş benim işim değil" dedi durdu. Gerek basında gerek televizyonlarda görürdük. Hiç kimseye şahsi hizmetlerini yaptırtmadı. Örneğin; şemsiyesini tutturtmadı, çantasını taşıtmadı, paltosunu kendisi giyerdi. Hele hele mitinglerde omuzlarda taşınmaya nefret ederdi.
    
    Rahmetli Erdal hoca, öğrenciyken arkadaşlarıyla dağa kampa gidiyorlar. Görevliler cumhurbaşkanı oğlu diye özel bir çadır kurmuşlar. Herkes gece uyurken, çadırında yalnız uyuyamamış, kalkıp gelip arkadaşının yatağına sokuluyor. "Erdal niye yatağında yatmıyorsun" deyince arkadaşı. " Uykum gelmedi yalnızlıktan" diyor arkadaşına. 
    
    Rahmetli Erdal hoca, sağlığında cesedini, tıp öğrencilerine kadavra olarak bağışlamıştır. Tıp öğrencileri faydalansın vücudumdan diye.  Bizim fizikçimiz "güzel Erdal hocam" rahat uyu yatağında. Saygılarımla.

Bu yazı 211 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum