MEHMET ÇELİK (EYİSİ)

MEHMET ÇELİK (EYİSİ)

MİSAFİR KALEM

TOPRAĞA SARILMAK

09 Mart 2020 - 11:33

    Bütün yazılarımda köyümün insanlarıyla ilgileniyorum. Az çok varlığım yaşamım ömrüm burada geçiyor. Kargalı Köyü şu an 2017 lerde 70 yaşında. Maddi olarak zengin değil, toprağa az önem veren bir köydür köyümüzün insanları. Bu nedenle, TOPRAĞA SARILMAK koydum yazımın başlığını.

    İlk köyümüze yerleşen aramızdan ayrılan büyüklerimizin çocukları olan bizler, zor koşullarda o azıcık topraklarda katırlarla çift sürdük ekin derdik zamanla. Mükemmel değildi yetiniyorduk. Sonra traktörler girdi köyümüze. Bizim çocuklarımız da o toprakların içinde traktörleriyle döndüler durdular.

    Çiftcilik için; o "motorlu makinanın" arkasına takılan bir sürü ekipman gerekiyordu dırmık, ilaç püskürtme, tohum dökme gibi. Zaten toprakları da azdı. İmkansızlıklar zorluyordu çiftcilerimizi. Zirai Tarım Kooperatifi kurulması gerekiyordu. Benim de kurucular üyeliğinde bulunduğum 1988 lerde nihayet "Kooperatif" kuruldu. Bu kooperatif gerekli ziraat aletlerini alıp, köylünün ihtiyaçlarını karşılamalıydı. Olmadı. Yapamadık, ayrıntılara girmek istemiyorum. Şimdi o kooperatif yaşıyor, topal karınca gibi yürüyüp gidiyor.

    Nüfusumuz arttıkça iş tutar gençlerimiz, geçimlerini dışarıda aramak zorunda kaldılar. Birazı yurtdışına çıktılar, birazı da Denizli-Antalya'larda özel sektör ve Turizmlerde işe girdiler. Orada aileler oluşturdular.

    Dışarıya gidemeyen az sayıda genç  aileli köylülerimiz de sığır besiciliği, çiftcilik yapıyorlar. Yarın onlar da emekli olup köşelerine çekililerse bizim gibi, kendimize köylüyüz diyemeyeceğiz.

    Komşu köylere baktığımızda, yerleşik tarihleri bize göre çok çok eskilere dayanıyor. Toprakları az da olsa işliyorlar topraklarını, toprağın doğurganlığını biliyorlar. Ticaret yapın denmiş, bir yandan alışveriş de yapıyorlar. Sabırı şükretmeyi de salık vermiş kanaat önderleri. Yaşamları sürüp gidiyor böylece.
    
    Bizim köylüler ise; aslı göçer Türkmenleri, çeşitli coğrafyalara göç etmişler, oralardan su içmişler. GENLERİNE işlemiş göç etmek. Gözleri ve gönülleri yeni yeni yurtlara konmak. Bir türlü alışamadık TOPRAĞA SARILMAYI.

    Şimdi köyümüzde yaşayanların çoğu emekli. Kamuda çalışmışlar, öğretmen, asker kökenliler, SSK emekliler. Sağolsunlar beraberiz. Sohbetlerimiz, siyaset bilimi ve kültür. Sanki herkes filozof, diğerlerine bildik sözlerini aktarıp duruyorlar. Arkası bitmiyor, yeni konu yok.

    Saygıdeğer köylülerim, sevgili canlar, yazılarımda gün oldu eleştirdim, zaman zaman yerden yere vurdum yetersizlikle. Neden? İnsanlarımız her yönden üst noktalarda olmamız içindir. Şöyle etrafımıza baktığımızda, diğer Tahtacı köylerine göre farklı bir yerdeyiz. Çok çok teşekkür ediyorum, mutluyum. Köyümüzden sıradan bir evin kapısını çaldığında buyur ederler. Oturunca, duvarlarında iki resim görürsünüz yan yana. Biri Hz. Ali diğeri de Atatürk'tür. Ali'den adaleti, Atatürk'ten emanet Cumhuriyetlerine sahip çıkmaktır görevleri.

    Köyümüzün insanları, 70 yıllık tarihleriyle her seçimlerde oylarını Cumhuriyetin kadim partisine verirler. 50'lili yılar, Demirel, Özal dönemi ve şimdi de, %95 aynı oy çıkar sandıktan. Okur yazar olmayan yaşlılarımız bile heder etmezler oylarını. Bu bir minnet borcudur insanlarımız için.
    Seçim günü sandık açılırken okulun koridorlarında sakince seyrederler. Çıkan sonuçtan mutlu mutlu dönerler evlerine. Ankara'da genel merkez bile bilir bizim Kargalı Köyümüzün adını.
    Anadoluda şöyle bir söz yaygındır: "Güneş nereden doğarsa yönünü ora döneceksin” Haydi evet diyelim. Ben de, "Güneş yakmamalı! Isıtmalı insanlarımızı" diyorum. Saygılarımla.

Bu yazı 199 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum