Mustafa YILDIZ

Mustafa YILDIZ


Ah Haset Ah!

06 Mart 2017 - 10:30

Ah Haset Ah!

  Yarım asırlık siyasi ve sosyal hayatımızın şahidi olarak kendi çapımda gözlem ve değerlendirmeler yapmışdır.    Siyasi ve sosyal hayatımızı, fırtınalı bir havada dalgalanan ve bir türlü durulmayan deniz gibi hep durulmasını bekledik. Bugün olmazsa yarın, diye diye zamanı iple çektik. O fırtınalı havada bulutlar arasından yüzünü azıcık gösteren güneşin verdiği sevinç ve umut ışıkları, hep başka başka kara bulutlarca kapandı.   Ümid diye bir şey olmasaydı yaşayamazdık; âdeta kendimizi meskenete ve ölüme terk ederdik.   Şimdilerde bulutları sürükleyen ve güneşin yüzünü gösterecek olan bir rüzgârın esişini müjdeleyenlere “inanmayın bunlara, sığınaklarınıza girin!” diyerek vatandaşı zillet ve meskenete mahkûm etmeye çalışanları gördükçe hayıflanmamak elde değil.    En doğru ve gerekli eylem ve söylemi hakikati tepe taklak edercesine toplumu manipüle etmeye çalışan siyaset ve kitabet kalemşorları, bilmem hangi haset siyasetinin zebunudurlar?   1982 yılında yazdığım şiirim, bugüne ne kadar ışık tutar, taktirlerinize arz ediyorum.   SAKIN Vermişken nimeti bol bol Yaratan Kadrini bilmeyip azandan sakın   Kalemi, kâğıdı atıp bir yana Kandan mersiyeler yazandan sakın   Düşmanı bırakıp öz kardeşine Cinayet çukuru kazandan sakın   Yalanla dolanla kazanç sağlayan Fakir fukarayı ezenden sakın   Fitne ateşini yakmak uğruna Ülkeden ülkeye gezenden sakın   Ayrılık tohumu saçıp savuran Sazından kin kokan ozandan sakın   Kardeşlik bağına muhtaç iken biz, Millet birliğini bozandan sakın   Yarının ümidi evlat bağını Anadan, babadan çözenden sakın   Bitmeyen dertlere çareyim diye Hain nazarlarla süzenden sakın   Hisari, kalblere vesvese veren İman bahçesine sızandan sakınMustafa YILDIZ

Bu yazı 16753defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum