OSMAN AKKOÇ

OSMAN AKKOÇ


MAHALLİ SANATÇILARIMIZ

02 Mart 2020 - 14:11

    Bazen haftada bir Kargalı, Asmalı, Evciler, Uylupınar, Hisarardı köylerimizi ziyaret ederim. Çünkü oralarda 10 yıla yakın bir zaman kaldım. Bu köylerin ormanlarını dahi sorsanız kimi tanırsınız dediğinizde Asmalılı Osman Ali Aslan diye haykırırlar. Neden biliyor musunuz? Çünkü beraber mesai yaptık. Hemen hemen her gün beraber olduğumuz bu günlerde hem mesai saatlerinde, hem mesai dışında küçük curası elinde, sipsisi kulağında; bazen sipsi çalar, bazen curasını çalıp eski yerel türküleri söylerdi. 



Koçaş dağının her yerinde çalar, Kuşdili köyüne inerdik. Bazen tatlı sohbetlerine katılır, mesai arkadaşlarımla birlikte oturur, sohbetlerine neşe katardık. Bizleri güldürmekten arkamıza aşırırdı. Osman Ali ASLAN'ı tanımayan bir kişi olduğunu sanmıyorum. Çocuklarını ve eşini iyi tanırdım. Evlerine misafirliğe gittiğimde sevgi ve saygı gösterirlerdi. Velhasıl ömrümden 10 yıl onunla beraber geçti. Genelde söylediği türküler; Avşar Beyleri, Çekirgenin Uçkuru, Aman Ormancı, Şu Dirmilin Çalgısı, Antalyanın Mor Üzümü, Asmalıdır Evimiz, Köroğlu, Sarı Zeybek İnip Gelir Yokuştan, Köprüden Geçti Gelin, Meşelidir dağlar meşeli, Gelin Ağlatma Havası.

Daha birçok türkü söylerdi. Aklımda kalanlar bunlar. Bazen Özay Gönlüm'den parçalar okur, onun konuşmalarını taklit ederdi. Hatır naz biriydi. Ama şakaları çok ağır olsa da halk onun latifelerine alıştığından pek aldırış etmezlerdi. Böyle buna benzer halk ozan ve söz ustalarımız kaybolup gittiler. Mesala; Zülfikar Ballı, Kargalılı Hasan Arslan, Osman Ali Aslan, Asmalı - Kadir Turan, Dirmil, Kayacık'tan, Burdur'un köylerinden nice kişilerimiz var ki hepsi de kaybolup gittiler. Halbuki bundan 50-60 yıl öncesinden bunlar zamanımızın saz ve söz ustalarıydılar. Bunların tamamı vefat ettiler sanırım. Vefat edenlere Allah Rahmet Eylesin. Unuttuğum bir kişi var; Abdurrahman Türker'dir. Onunla da çok yakın arkadaşlığımız oldu. İyi bir ozandı. Sanırım 2 klibi olacaktı. Anlattığım kişilerin önümüzdeki haftalarda sizlere fotoğraflarıyla birlikte anlatacağım. Böyle unutulan yok olan değerli kişilerimizi anlatmak, unutturmamak boynumuzun borcu. Allah'a ısmarladık. 
 

ARAMIZDAN AYRILANLAR

    Bu hafta aramızdan ayrılanlar köşemizde Mehmet Yavuzer (Sıhhiye Mehmet diye anılır.) Neredeyse tüm Gölhisar'a iyiliği dokunmuş bir kişimizdi. Tüm Gölhisar hastalarının halkın deyimiyle iğnecisi yani iğne vuranıdır. Yıllarca bu görevi üstlenmiş, hatta ilaç lazım olana ilaç ta alıvermiş (çoğunun parası olmazdı) halkın hayır dualarını alırdı. Geniş bir sülalenin ferdi olup Tireliler Sülalesinden Yusuf Yavuzer'in oğludur. Eczanede çalışmış olup oradan emekliye ayrılmıştır. 
  


 Hilmi GÜVEN; ömür boyu terzilik yapmış, kumaşta satarak geçimini sürdürmüştür. Diktiği elbiseler öyle yabana atılacak cinsten değildi. Kıymetli kumaşlar alır, satardı. Benim dükkan komşumdu bir zamanlar. Sonradan hastalığı nedeniyle terziliği bıraktı ve ardından da rahmetli oldu.      

Bu yazı 175 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum