OSMAN AKKOÇ

OSMAN AKKOÇ


YÖRÜK KIZI SEYHAN - 1

23 Mart 2020 - 14:24

Okurlarımızdan gelen yoğun istek üzerine Çağdaş Halk Şairi Osman Akkoç’un kaleme aldığı
“Yörük Kızı Seyhan” isimli eseri bir kez daha yayınlıyoruz.

Bu hikaye 1967  yılında Altınyayla İlçesiyle Dalaman Bezkese Köyü 
arasında Şair Osman Akkoç ile bir göçer kızı arasında yaşanmış bir hikayedir


 
Dirmil ile Maçta köyü yolunda
Derenin öbür yanında hemen solunda
Yalancı bilezikler vardı kolunda
SEYHAN diye bir Yörük kızı vardı öksüz
    
    Annesi küçük yaşta ölmüş, babasıyla kalmış
    Dört küçük kardeşinin  anneleri olmuş
    DALAMAN BEZKESEDE köyleri varmış
    Her yıl buralara gelir gidermiş Seyhan
    
        O yıllarda Dirmil'de ormancı idim
        Yoldan bakar idim, yanlarına gitmedim
        İnanın bu olayda, hiç aşkı hissetmedim.
        Ara sıra bana bakar dururdu Seyhan.

Bir gece yolum düştü çağırdılar,
Kardeşlerin  hepsi, küçük ve ağırdılar.
Gidecek oldum salmadılar, otur diye bağırdılar.
Üstü başı yırtıklar içindeydi Seyhan'ın.
    Babası kocamıştı, çok ihtiyardı.
    Birkaç develeri koyunları vardı.
    Çadırları açıkta, küçücük ve dardı.
    Bende kalınca dışarıda yatmıştı Seyhan.
        Yatmadı hiç sabaha dek oturdu.
        Koyun ve develeri otlamaya götürdü.
        Sabahleyin kahvaltıya süt yoğurt getirdi.
        Fazla bir eşyası yoktu Seyhan'ın

Sabahleyin mallarını gütmeye gitti.
Akşam bize gel diye tembihler etti.
Konuşurken sanki eridi bitti.
Ayakları titriyordu o an sanki Seyhan'ın
    Çalışırken ormanda, yine bir akşam oldu.
    Yolda beni bekliyormuş, gözleri doldu.
    Başka bir yol yok idi, gideceğim o yoldu,
    Kalmayacağımı görünce ağladı Seyhan.
        Motorsikletim vardı, oradan geçtim.
        Hatırını kırmadım, birde çayını içtim.
        Sanki ben onlara dayanaktım bir güç tüm.
        Neden kalmıyorsun diye ağladı Seyhan.

Dirmil'de yalnız idim, çocuklarım yok idi.
İşlerim başımdan aşkındı, o kadar çok idi.
Karnım her zaman yarı aç yarı tok idi.
Ben senin yemeğini yaparım dedi Seyhan.

    Birgün evime vardığımda, eşyalarım kalmamıştı.
    Eşyalarımı taşımışlar, haberim olmamıştı.
    Dirmil'li hiçbir kimse olayı sormamıştı.
    Gece yarılarına varınca, gülmeye başladı Seyhan.

        Eşyalarımı develerin üstüne atmışlardı.
        Kilimden küçük bir çadır bana yapmışlardı,
        Çadırımın önüne bir ateş yakmışlardı,
        O günden sonrası komşusu oldum Seyhan'ın.

Sabahleyin erkenden, yemeklerim gelirdi,
Erken işe gideceğimi anlar bilirdi.
Topladığı çiçekleri bana verirdi.
Ailesinden biri etmişti bana Seyhan.  

Bu yazı 566defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum