YILBAŞI TOPLUMSAL BİR İSYANDIR

Ülkemiz için olumsuz gelişmelerden biri de yılbaşı ile piyango arasında kurulan olumsuz ilişkidir. Adeta bu iki kavram arasına bir "şartlı refleks" geliştirilmiş ve sanki piyango bileti almak yılbaşı kutlamalarının "olmazsa olmaz" şartı gibi kabul edilmeye başlanmıştır. Zaten kendi yılbaşısı yerine Hristiyanların yılbaşısını kutlamaya başlayarak kültürel yozlaşma süreci yaşayan toplumda, bir de piyango yoluyla kumar hoş görülür, yaşanır ve yaygınlaşır olmuştur. Kendi yerli kültürümüzün hoş görme

YILBAŞI TOPLUMSAL BİR İSYANDIR
01 Ocak 2019 - 14:08 - Güncelleme: 01 Ocak 2019 - 14:12

Bugünün Türkiye'sinde bazı resmî kuruluşlar, toplumu piyango bileti almaya teşvik edip, beş-on gün umut ve hayal içinde yaşatıp oyaladıktan sonra büyük çoğunluğu bir hayal kırıklığına uğratırken çok az sayıda kişiyi sonuçta sevindirmekte, böylece gereksiz yere toplum içinde kıskançlık ve öfke ortaya çıkarılmaktadır. Problemlerin çözümü için umudunu piyangodan çıkacak paraya bağlayan ve olmayınca da umutlarını tüketerek depresyona giren kişiler yanında, hazırlıksız olarak çok büyük paralara kavuşan kişilerde de çeşitli şok reaksiyonları ortaya çıkabilmekte ve bazen kişi veya aile felaketlerine rastlanmaktadır.
 
Kişinin zenginliğinin de yavaş yavaş ve sindire sindire ortaya çıkması gerekir. Yoksa halkın deyimi ile haram paranın azdırdığı bir "toplum dışı" kişi ile karşı karşıya kalabiliriz.
 
Milli piyango zengini olup da doğru dürüst mutlu(!) olmuş birine henüz şahit olmadık. Kim ki milli piyango zengini olmuşsa bir şekilde kurulu düzenini bozmuş ve çoğunlukla da yoldan çıkmıştır.
 
Milli piyango zengini olup da bugün hâlâ bu serveti elinde tutan kimse var mı?
 
Bu büyük servet büyük tantanalar ile gelir ve sessiz sadasız çeker gider kimse farkına bile varmaz.
Büyük ikramiye isabet ettiğinde şanslı(!) kişinin etrafını saranlar, para elden çıktığında sırra kadem basarlar. Sırtlarını çevirir giderler. Helal ve haram endişesi taşıyan kişiler için elbette, milli piyango gibi şans oyunlarının bir değeri olamaz. Amma helal ve haram endişesi taşımayanların, milli piyango gibi emeksiz kazançları elde etmekte bir beis görmeyenlerin sonu hep hüsran olmuştur. Gönül ister ki, kimse bu çirkin oyuna alet olmasın. Emeksiz kazançlarla mutlu olunamayacağını herkes kabullenmeli. Bu oyun yıllardır oynanıyor ve bu ikramiyeler ile zengin olmuş kişilerden mutlu olan yok. Hatta mevcut mutlulukları bile bozuluyor.
 
Helal ve haram kavramları bizim için çok önemli. Az da olsa helal kazanç ile mutlu olmayı öğrenelim, helal kazancın keyfini çıkaralım. Haram yollardan elde edilmiş büyük kazançların ise insanları asla mutlu etmediğini hiç unutmayalım.
 
Bir de, piyangonun alınteri ile kazanıp yaşamak gibi toplum değerlerimizi de aşındırdığını, haksız kazançlara olan hevesi artırdığını ve toplumda kirli ellerin çoğalmasına yol açtığını da unutmamak gerekir. Bu bakımdan kumarın bir başka adı Milli piyangodur.
 
Piyango yüzünden vatandaşlar hem maddeciliğe hem de hazırı bekleyen toplum haline geliyor.
Bütün felsefe: "Kolay yönden köşeyi dön de, nasıl dönersen dön". Bu sayede emeğe saygı yok ediliyor ve insanlar hazıra alıştırılıyor. Üretim yapması gereken ülkeler için çok sakıncalı bu durum, maalesef bugün Türkiye'de çok yaygın. Bu konuda uzmanlar şunları söylüyor:
 
"Toplumumuz maddeciliğe alıştırılıyor. Maddi değerler ön plana çıkartılarak manevi değerlerin saygınlığı yitiriliyor. Kişilerin geleceği şans oyunlarına bağlanırsa, çok acı sonuçlar doğurabilir. İnsanların buna bağımlılığı resmen kumarbazlıktır. Bunun sonucu olarak elindeki parayı kaybeden insanlar hileli yollara baş vurarak para kazanma yoluna giderler ki hırsızlık artar, işyerinde yolsuzluk artar, zimmetine para geçirenler çoğalır. Bunun en büyük sebeplerinden birisi hiç şüphesiz ki gelir dağılımının düzensizliğidir. Birkaç kişilik azınlık parsayı götürür, pek çok kişi ise kıt kanaat geçinirse insanların çalışarak para kazanma ümitleri kaybolur ve böyle yollara başvururlar. Ayrıca psikiyatristler tarafından: Loto, toto, piyango gibi şans oyunlarının kişilik bozukluklarına yol açtığı ve sürekli kumar oynama alışkanlığına sebep olduğu, açıklanmıştır. Psikiyatristler bizzat resmî kuruluşlar tarafından oynatılan bu tür şans oyunlarının, önce yüksek hayallere, sonrasında ise şiddetli bir umutsuzluğa ve karamsarlığa neden olduğunu hatırlatıyorlar.

Bu haber 1177 defa okunmuştur.